Disleksi ve Özgül Öğrenme Güçlüğü: Ailelerin Bilmesi Gerekenler

Okumayı öğrenmekte yaşıtlarından belirgin biçimde zorlanan, harfleri karıştıran ya da yazarken sürekli aynı hataları yapan bir çocuk, çoğu zaman “tembel” ya da “dikkatsiz” olarak etiketlenir. Oysa bu zorlukların arkasında özgül öğrenme güçlüğü gibi nörogelişimsel bir durum bulunabilir. Disleksi, okuma alanını etkileyen en bilinen öğrenme güçlüğü türüdür; yazma ve matematik alanını etkileyen türler de vardır.

Dikkat çekebilecek işaretler

Aşağıdaki işaretler tek başına bir tanı anlamına gelmez, ancak uzun süre devam ediyorsa bir uzmanla konuşmak yerinde olabilir:

  • Harf ve sesleri eşleştirmekte, heceleri birleştirmekte süregelen güçlük
  • Benzer görünen harfleri sık karıştırma ve okurken satır atlama
  • Sözlü anlatımı iyi olmasına rağmen yazılı ödevlerde belirgin zorlanma
  • Okuma hızının sınıf düzeyinin oldukça gerisinde kalması
  • Okuma gerektiren etkinliklerden kaçınma, ödev saatinde yoğun gerginlik

Tanı ve eğitsel değerlendirme

Özgül öğrenme güçlüğü tanısını çocuk ve ergen psikiyatristi koyar. Bu süreçte psikolojik testler, öğretmen gözlemleri ve gelişim öyküsünden yararlanılır; görme ve işitme gibi başka nedenlerin dışlanması da önemlidir. Eğitsel ihtiyaçların belirlenmesi ve destek eğitimine yönlendirme ise Rehberlik ve Araştırma Merkezi aracılığıyla yapılır. Bu adımların nasıl işlediği RAM yönlendirme süreci sayfasında anlatılıyor.

Dikkat dağınıklığı öğrenme güçlüğüne sık eşlik edebilir ya da onunla karışabilir. Bu nedenle değerlendirmeyi yapan uzman birden fazla olasılığı birlikte göz önünde bulundurur.

Okulda neler yapılabilir?

Öğrenme güçlüğü olan pek çok çocuk eğitimini genel eğitim sınıfında sürdürür. Öğretmenin yapabileceği uyarlamalar, örneğin sınavlarda ek süre, yönergelerin sözlü olarak tekrarlanması ya da okuma yükünün düzenlenmesi, çocuğun potansiyelini gösterebilmesine yardım eder. Bu konudaki genel çerçeve kaynaştırma eğitimi sayfasında yer alıyor.

Evde destek ve özgüven

Sürekli başarısızlık yaşayan bir çocukta özgüven kaybı, kaygı ve okula karşı isteksizlik gelişebilir. Ödev saatlerini kısa ve düzenli tutmak, çocuğun güçlü olduğu alanları görünür kılmak ve okuma dışındaki başarılarını takdir etmek önemlidir. Bu dönemde ailenin yaşadığı yorgunluk da göz ardı edilmemeli; konuyla ilgili bilgiler ailelere psikolojik destek sayfasında bulunuyor. Hangi desteğin uygun olduğu, değerlendirme sonrasında uzmanlar tarafından belirlenir.

Başa dön